29 Mayıs 2007 Salı
POLİGON
Mahmut Ateşşş!
Ateş etme Mahmut!
Mahmut Ateş etme!
Ölen öldü, kalan sağlar, bizimdir;
demememiz lazımdır. Çünkü ölenlerin
hepsi insandır. Hepsi aynı kökenden, aileden
gelmedir. İnsanı öldürmek en büyük günahtır.
İslama göre bir insanı, sebepsiz, günahsız
öldürmek günahın en büyüğüdür. Bir insanı
öldürmek(sebepsiz, günahsız) bütün dünyayı
yok etmekle eşdeğerdir.
İlk katil ve ilk öldürülen insan kim?
İlk katil; ilk insan ve ilk peygamber
Hz. Adem'in oğlu Habil'dir. Neden kardeşinin
hanımı daha güzeldir diye Kabil adındaki
kardeşinin öldürmüştür.
Kur'an-ı Kerime göre Habil dünya kurulalı
beri ve kıyamete kadar olacak bütün
katillere ortaktır.
SEBİL- SU, BEYAZ ÖLÜM
Yerde yatıyorum.
Bir nida, bir ahım.
Biraz daha
sıkıştırsalar,
Ben yokum.
Benimle beraber
Başkası da yok
Olur.
Dünya mahşere
döner.
Halk kahramanı
Öldürmez, över.
Hem başkasının
Hem de kendi
Azrail'i ben
Olmuşum
Hem de kendi
İnfazımı
Hem de başkasının.
Zulüm ateşten
gömlektir.
Kendi giysen
Kendini,
Başkası giyse
Başkasını yakarsın.
22 Mayıs 2007 Salı
ELEŞKİRT
Bunun aksini iddaa etmek, deve kuşu misali başını kuma gömmektir. Ben beni güldürenden çok, ağlatanı severim.
Dün dündür, bugün bugündür söylemini sevmem. Bu tür sözler cemiyetin ahlakını bozar. Karşılıklı dayanışmayı zedeler. Saygı ve sevgiyi yok eder. Kimse kimseye güvenmez. Amerikan pragmatizmi(faydacı zihniyet) ön plana çıkar. Sahtekarlığın haddi hesabı olmaz.
Bu tür davranışlara Diyarbakırlı hemşehrilerimiz şu tabirleri kullanırlar: "Kaplama veya kuşhane" derler.
Allah bizi star etsin!
KALİTE
Şunu önemle belirteyim ki kalite diğer adıyla asalet, zengin, fakir ayırımı değildir. Zengin olur bakarsın beş para etmez, fakir olur bakarsın pırlanta gibidir veya tam tersi.
Yani asalette fakirlik ve zenginlik birbiri ile doğru orantılıdır. Bu her şeyde böyledir. Portakalda da elmada da. Mesela arabanız bozulur; tamirci sorar: kaliteli parçayı mı takayım, yoksa uydurmasını mı?
Tabii ki buradaki amacımız insandır. Bu arada herkesçe bilinen bir meseleyi anlatayım: Adamın birisinin bir oğlu varmış. Adam oğluna sen adam olmazsın demiş. Oğlu da bir yerlere gidip okumuş. Vali olmuş. Jandarma ve polisi göndermiş; Anne ve babasının elini kelepçeleyip huzuruna getirmiş. Baba demiş hani sen dedin ki adam olamazsın dedin. İşte valiyim. Baba: Oğlum ben sana vali olamazsın demedim. Sen adam olamazsın dedim misali.
Ziya Paşa da zerdüş palan giyse de eşek yine eşektir, demiş. Halk arasında şöyle bir tabir vardır: Allah büyüğü küçültmesin, küçüğü büyültmesin derler. Buradaki amaç kalitedir, asalettir. İnsanın asaleti dine, ırka bağlı değildir.
Mesela; Batman-Beşiri de İbrahim adlı bir Yezidi'yi tanırım. Ki bunlar şeytana taparlar, dinleri batıldır. Ama adam dürüstlüğü ile onuruyla o kadar ün yapmış herkes onunla arkadaşlık, dostluk hatta ticaret yapmak ister.
Netice itibariyle yiğidi öldür hakkını yeme.
EZBERİMDESİN
Gece gündüz ezberimdesin.
Kibarsın, naziksin, güzelsin.
Demek ki unutuyorsun...
Her zaman ezberimdesin.
Tek düşündüğüm şey
Acaba nerdesin, nerelerdesin?
Sen hem benim zehirim,
Hem de panzehirimsin.
Hardal gazından betersin.
O kadar ki öldürücüsün.
21 Mayıs 2007 Pazartesi
UÇURUM
Sizi bilmem ama ben evet..
Eğer bunun nasıl bir şey olduğunu öğrenmek istiyorsanız yaşayan bilir. Anlatmakla olmaz. Rüya aleminde de uçurum olabilir. Gerçekte gibi olmasa bile mümkündür.
İşte size anlatayım: Kapkaranlık bir ortamda upuzun, dipsiz bir uçurum; yuvarlanıyorsunuz, yuvarlanıyorsunuz. Bir türlü yolun sonu yok. Şiddetli bir baş ağrısı gözler yuvasından çıkar gibi, kulaklar patlayacak gibi, yani her acıyı içeren bir vaziyet.
Sizin bu ağrı ve inlemeniz rüyanın kısa sürmesine bağlı. Eğer uzun sürerse vay halinize. Yaşarken cehennemi seçmişsin. Eğer erken uyanırsan milli piyangoda dağıtılan bütün ikramiyeyi buna tercih edersiniz.
17 Mayıs 2007 Perşembe
GÖRDÜM
Leyla'yı gördüm.
Keşke görmez
Olaydım.
Her gün yeni
bir belayı buldum.
Zor buldum,
Kolay buldum,
Yepyeni bir
Belayı buldum.
Sağa gittim,
Sola gittim.
Uçsuz bucaksız
Bir memleket
Gördüm.
Rüya gördüm,
Ayık gördüm.
Çok güzel
Bir memleket
gördüm.
9 Mayıs 2007 Çarşamba
HOPE=ÜMİT
Ümitsizlik asrımızın en büyük üç felaketinden (1-Kanser 2-Kalp 3-kazalardan) daha büyük bir katil olduğuna inanırız.
Şöye bir soru aklımıza gelebilir;
"İnsanları hangi sarsıntılar öldürür"
Amerikalı bilim adamları bu soruya tek kelime ile cevap vermişlerdir. ÜMİTSİZLİK
Cenabı Allah'a ve Peygamberine şüphe götürmez bir şekilde bağlı olana ümitsizliğe düşmeleri mümkün değildir.
"Ümit" cevherinin akıllara durgunluk veren tedavisi ve başarıları tıp tarihinde pekçoktur. Bir çok felaketler, musibetler ve tedavisi kurtuluşu imkansız gibi görünen hastalıklar ümit ve hayata bağlılık duyguları sayesinde yenilmiştir.
Hani bir şairin dediği gibi:
ÜMİTLE YAŞAR, HEP YAŞAYANLAR
DEVE DİKENİ
Severim seni.
Nedir bu boy,
Bu poz?
Hele bu naz...
Evin çevresinde
Tavuk ve kaz.
Senin elinde
Kırık bir saz.
Unutamadıklarını
Hatıra defterine yaz.
İster çok de, ister az.
Evinize girsem,
Kapıdaki köpek,
Bana saldırır mı?
Peşinen söyleyeyim;
Benim
Hayat sigortam var.
Çok pahallıya
Mal olurum.
Bu bir sevgidir;
Aşkı bilene,
Soyguna gelmedik.
8 Mayıs 2007 Salı
I AM SORRY BİR POTPORY
Ruhu ceylan
Belli reyhan
Sesi bülbül
Kokusun gül
Peşinden koşam
Yetişemem
Yanına gitsem
Cesaret edemem
Ulan nerde kaldı
O mangal yürek?
Arkadaşlık edeyim
Desem...
Beni elinin tersi ile
Reddeder
Yahu konu komşu ne der?
Vallahi alay eder.
TAHTARAVALLİ
Kimi yeni doğuyor,
Kimi çocuk.
Kimi gençliğe yol alıyor,
Kimi yaşlılık.
Kimi mezarın yerini arıyor,
Kimi de kirvem.
O dünyadan bize ne getirdin?
Mezarın üzerine çıkan biri,
Heyhat top attık.
Aldığımız mesafe sıfır.
4 Mayıs 2007 Cuma
KİM NE KADAR AKILLIDIR? BUNU KONFİÇYUS'TAN ÖĞRENELİM:
- Eğer aklınız nefsinizin emrinde ise, siz çoktan yolu olmayan kapkaranlık bir yerdesiniz. Hiçbir yere varamazsınız.
- Eğer nefsiniz aklınızın emrinde ise, olmanız gereken yere siz çoktan ulaşmışsınız. Her türlü problemi çözmeye hakimsiniz. Daha doğrusu sağ duyu sahibisiniz. Konfiçyus da bu yolda yürüdüğü için Allah'ı buldu. Belki de bir peygamberdir. Talebelerini de bu şekilde yetiştirdi. Dostluğa evet ama düşmanlığa hep hayır dedi. Yaratılış itibariyle herkes eşittir. Neden birbirimize düşman olalım? Savaş aletleri olan demiri eritin, yok edin. Bütün insanlar birbirinin kardeşidir.
2 Mayıs 2007 Çarşamba
ÜÇ AHMAK
- Be hey adamlar! Benden ne istiyorsunuz?
- Bizim senden istediğimiz bir şey yok. Senden tek istediğimiz, üçümüzden hangisine selam verdiğinizi söylemeniz
Adam bakıyor ki adamlar zır ahmak.
- Yanıma gelin, hanginiz en ahmaksa, ben selamı ona verdim.
1 Numaralı: Bir ara başımda bir çıvan çıktı. Ben çıbanın bütün başımı alır götürür diye hanıma hamur yapmasını söyledim. Başımı hamurdan çanak haline getirmesini söyledim. O kızgın yağı başımdan aşağı döktürdüm. İşte görüyorsunu başımda bir tel saç yok.
2 Numaralı: Birgün bir dişim ağrıdı. Böyle hepsi ağrır endişesiyle hepsini söktürdüm. Görüyorsun ki ağzımda bir diş bile yok.
3 Numaralı: Bir buzağımız vardı. Bazen ben, bazen hanım dereye götürüp sulardı. Sulamaktan bıkmıştık. Kendi aramızda karar aldık. Bundan sonra küsüz. Kim konuşursa buzağıyı o suya götürecekti. Birgün hanım çay kenarına çamaşır yıkamaya gitmişti. Kayın biraderim aniden geldi. Bana sordu:
Kardeşim nerede? Ulan nerede?
Kendisi karakola gitti. Jandarma başçavuş derken, ahaliyi toplayıp beni asmaya karar verdi. Beni astılar ve ben ölmek üzereyken, benim çamaşır yıkayan hanım hemen bağırıp çağırarak:
- Yahu benim kocam ne yapmış! İpten indirdiler beni. Ben de;
- Hepiniz şahit olun.
- Hanım konuştu ve...
- Buzağıyı o sulamaya götürdü.
SAĞLIĞIMIZ VE ÜZÜNTÜ
Etkiler meydana getirir ki, sebebiyet
Verdiği gerek bedeni gerek ruhi
Hastalıklar saymakla bitmez.
Üzüntü ve bedbinlik, insanı yıpratır.
İnsanı yürüyen ölü haline getirir.
Unutmayalım ki
Yaşamanın gayesi mutlu olmaktır.
Mutlu olunacak yer burası,
Mutlu olunacak an şimdidir.
Olanı değiştirmeye çalışmamak
Mutsuzluğu yenmek için
Atılacak en büyük adımdır.
SALİH TUNÇ
Kaşları yay gibi.
Bakışları milli şef,
Yürüyüşü Albay gibi.
Denetlemede affetmez,
Danıştay gibi.
Öyle bir eve layıktır ki,
Saray gibi.
Öğretmenler Kurulunda
Kaplan gibi
Koridorlarda görünmez
Adam gibi.
ENSTURMAN
Ud çalarım
Def çalarım
Tabii ki param olursa!..
Param olmazsa
Düdük bile çalamam
Hani Nasrettin Hoca ne demiş?
Parayı veren
Düdüğü çalar
Ya da parası olan gelsin
Hatta haddini aşan
Bazı şahıslar
Paran kadar konuş derler
İşte bu tip insanlara
Muhtaç olmamak için
Cimri değil ekonomik olmak gerek..!
KİMLİK
Soyadı: Karakurt
Doğum Yeri: Frankfurt
Yetiştiği Yer: Esenyurt
İlköğretim: Yeşilyurt
Oraöğretim: Bayburt
Yükseköğretim: istanbul
Sevdiği Meyve: Greyfurt
Beslendiği Şey: Yoğurt
Popüler Olduğu Bölge: Mezopotamya
Nefret Ettiği Şey: Bekletilmek
En Sevdiği Beledye: Kayapınar
Başarılı Olduğu İş: İmece
Kullandığı Arabar: BMC
Huyu: Gırgır, şamata, tantana
Aldığı Kurs: Direksiyon
Yargılandığı Mahkeme: Engizisyon
Rahatsızlığı: Tansiyon
Meşgül Olduğu İş: Lüzumlu işler daire başkanlığı
Başarısı: Maxsimum
DANDANAKAN
Yok beni yanlış anladın.
Yanımda oturan Serkan.
Doğur mu Serkan?
He abla bir tabak tırşık
ve iki tabak pilav
Vay hınzır vay!
Demek tabaklar
Vızır vızır!...
Evet abla daha
Patlıcan dolması
Bir de içli köfte gelecek
Sana söyleyeyim
Bütün bunlardan sonra
Ya doktora gir ya da ekşi nar ye.
Çok şifalıdır derler
Yoksa bu ağır yükünle
Tahtalı köyü boylarsın
Boylayayım abla...
Benim gibi niceleri boylamış.
Hatta oraya giderken
Mendil sallayanları
bile varmış.
ALAATİN ÇAKICI
Havuç: Ulan yerden dimdik çıkan şerefli ve şerafeli, anlı açık biz varken siz ne demek oluyorsunuz?
Patates: Sizi bilmem ama orta direk tavaları bizden sorulur.
Kabak: Oturuşumuzdan, duruşumuzdan kavak bile utanır. Hele öyle bir tadımız var ki cihan şumuldur.
Karpuz: Kessen de dövsen de hep kırmızıyız. sadece Diyarbakır'ın değil dünyanın balıyız. Ağırlığımız fazla olabilir ama festivalin dalıyız.
Pırasa: Pırasa ah pırasa bir sen varsın, bir de yarasa.
Fasülye: Size Barbaros Hayrettin Paşadan selam getirdik.
1 Mayıs 2007 Salı
GİRDAP
Her tarafta
Ağlama, haykırış, figan
Ölmüş müyüm yoksa dünyaya
Gelişim yalan.
Her şeyim alınmış, yoksa olmuşum,
Talan
Bir serseri kurşunla vurmuşlar beni,
Sanki yıllardır ölmüşüm
Keşke doğru olsa da rahat ederdim.
Yeryüzünde rahat rahat gezerdim
Asker olsam bölük bölük dizerdim
And olsun ki sevmeye devam
Bazıları gibi demem ki
Tövbe sevmeye
Sevmeye devam, devam…
Yalan desen doğrudur.
Dünyanın kendisi yalan,
Önemli olan doğrusunu
Bulmaktır.
Yeryüzündeki bütün çiçekler
Kırmızı değil, pembedir, sarıdır
Aktır vs.
Mehmet Emin ORAN