22 Mayıs 2007 Salı

KALİTE

Kalitenin bir adı da asalettir.
Şunu önemle belirteyim ki kalite diğer adıyla asalet, zengin, fakir ayırımı değildir. Zengin olur bakarsın beş para etmez, fakir olur bakarsın pırlanta gibidir veya tam tersi.
Yani asalette fakirlik ve zenginlik birbiri ile doğru orantılıdır. Bu her şeyde böyledir. Portakalda da elmada da. Mesela arabanız bozulur; tamirci sorar: kaliteli parçayı mı takayım, yoksa uydurmasını mı?
Tabii ki buradaki amacımız insandır. Bu arada herkesçe bilinen bir meseleyi anlatayım: Adamın birisinin bir oğlu varmış. Adam oğluna sen adam olmazsın demiş. Oğlu da bir yerlere gidip okumuş. Vali olmuş. Jandarma ve polisi göndermiş; Anne ve babasının elini kelepçeleyip huzuruna getirmiş. Baba demiş hani sen dedin ki adam olamazsın dedin. İşte valiyim. Baba: Oğlum ben sana vali olamazsın demedim. Sen adam olamazsın dedim misali.
Ziya Paşa da zerdüş palan giyse de eşek yine eşektir, demiş. Halk arasında şöyle bir tabir vardır: Allah büyüğü küçültmesin, küçüğü büyültmesin derler. Buradaki amaç kalitedir, asalettir. İnsanın asaleti dine, ırka bağlı değildir.
Mesela; Batman-Beşiri de İbrahim adlı bir Yezidi'yi tanırım. Ki bunlar şeytana taparlar, dinleri batıldır. Ama adam dürüstlüğü ile onuruyla o kadar ün yapmış herkes onunla arkadaşlık, dostluk hatta ticaret yapmak ister.
Netice itibariyle yiğidi öldür hakkını yeme.

Hiç yorum yok: